7 Mayıs 2017 Pazar

Hiç Kimsenin Öyküsü - Krops Tiyatro

hiç kimsenin öyküsü krops tiyatrosu ile ilgili görsel sonucu
(Nazomi - Tiyatro)

Yazan: Erdi Mamikoğlu
Yönetmen: Dilek Güven
Yönetmen Yardımcısı: Ali Sığa
Dramaturji: Krops Tiyatro Ekibi
Işık Tasarımı: Yüksel Aymaz
Müzik: Emin Serdar Kurutçu
Dekor-Kostüm: Rabia Kip
Afiş-Konsept: Hakan Fidan
Fotoğraf: Gökhan Yolcu
Kondüvit: Esra Akbaş
Işık Kumanda: Umut Barış Taşdemir
Oyuncular: Anıl Kır, Ertunç Uygun
Süre: Tek perde 90'

Çok taze bir tiyatro topluluğundan bir ilk oyun izledim bu akşam. Krops Tiyatro yaklaşık 2 ay önce kurulmuş, ilk oyunları Hiç Kimsenin Öyküsü de 3 Mayısta sahne demiş. Ben de oyunun 2. gösterisini izleme şansını yakaladım. İzlerken Krops Tiyatronun yeni kurulan bir tiyatro olduğunu ve çok taze bir işi seyrettiğimi bilmiyordum. Öğrenince de çok şaşırdım çünkü Hiç Kimsenin Öyküsü bence gayet oturmuş bir oyundu. Moda Tiyatrosunun Stüdyo sahnesinde seyrettiğim oyun gerçekten çok etkileyiciydi.

6 Mayıs 2017 Cumartesi

Opera Günü Konseri - İstanbul Devlet Opera ve Balesi

 
(Nazimo - Konser)

Metin ve Anlatıcı: Suat Arıkan
Piyano: Yuliya Pabova
Işık Uygulama: Taner Aydın
Kondüvit: Sırma Büttem

Solistler:
Dilruba Akgün, Caner Akın, Cengiz Arslan, Aylin Ateş, Utku Bayburt, Jaklin Çarkçı, Evren Ekşi, Önay Günay, Murat Güney, Şöhret İnanç, Yoel Keşap, Pınar Koç, Umut Tingür

Bugün nefis bir gösteri izledik. Opera gününü kutlamak üzere hazırlanan programı Müdür ve Sanat Yönetmeni Suat Arıkan sundu. Sohbet havasında geçen programda Dilruba Akgün, Caner Akın, Cengiz Arslan, Aylin Ateş, Utku Bayburt, Jaklin Çarkçı, Evren Ekşi, Önay Günay, Murat Güney, Şöhret İnanç, Yoel Keşap, Pınar Koç, Umut Tingür  opera tarihinin önemli eserlerinden ünlü aryaları seslendirdiler. Kalabalık kadronun kostümleri şahaneydi. Bazı kostümleri seyrettiğim operalarda şahsen görmüşlüğüm de vardı. Sanatçılar hem gözümüze, hem gönlümüze hem de ruhumuza hitap ettiler. Suat Arıkan'ın eğlenceli sunumu ve araya serpiştirilen dozunda esprilerle çok keyifli bir öğleden sonra geçirdik. 

29 Nisan 2017 Cumartesi

Sondan Önce - Üç Aşk - Dört Mevsim - İstanbul Devlet Opera ve Balesi

sondan önce 3 aşk 4 mevsim ile ilgili görsel sonucu
(Nazimo - Bale)

Sondan Önce
Müzik: R. Strauss
Koreograf: David Sonnenbluck
Soprano: Perihan N. Artan
Piyano: Aydın Karlıbel
Sahne Düzeni ve Işık: David Sonnenbluck
Işık Uygulama Taner Aydın
3 Aşk
Müzik: P.İ. Çaykovski
Koreograf: David Sonnenbluck
Kostüm Uygulama: Çimen Somuncuoğlu
Sahne Düzeni ve Işık: Koreograf: David Sonnenbluck
Işık Uygulama: Taner Aydın
4 Mevsim
Müzik: Vivaldi
Koreograf: Uğur Seyrek
Libretto: Uğur Seyrek - Işık Noyan
Kostüm Uygulama: Çimen Somuncuoğlu
Sahne Düzeni ve Işık: Uğur Seyrek
Işık Uygulama: Taner Aydın

Yine bir bale prömiyerinde Süreyya Operasındayız. Bu akşam üç farklı bestecinin müziğiyle üç bölümden oluşan bir gösteri izledik. İlk gösteri olan Sondan Önce'nin bestecisi R. Straus 20. yüzyıl başlarında önemli bir Alman bestecisi. Yaklaşık 10 dakika süren gösteride Melike Koper ve Oliver Spence, Perihan N. Artan'ın nefis sesi eşliğinde etkileyici bir dans performansı sundular. Gösterinin koreografisi, sahne ve ışık düzeni David Sonnenbluck tarafından yapılmış. Benim açımdan akşamın bonusu Perihan Artan'dan dinlediğim arya oldu.

26 Nisan 2017 Çarşamba

Öküz - Ezop Sahne




(Nazimo - Tiyatro)

Yazan: Mike Bartlett
öküz ezop sahne ile ilgili görsel sonucuÇeviren/Yöneten: Hande Selen Canar
Işık  Tasarımı: Mahmut Özdemir
Dekor Tasarımı: Gizem Öztürk - Nihan Arısoy

Oynayanlar: Hakan Karsak, Kanbolat Görkem Arslan, Bülent Düzgünoğlu, Esra Akbaş

Aynı şirkette, hatta aynı departmanda beraber çalışan üç kişi için çok kritik bir toplantının başlamasına az bir süre vardır. Şirket küçülmeye gittiği için toplantı sonunda bu üç çalışandan birinin işine son verilecektir.

22 Nisan 2017 Cumartesi

Sızı - Şehir Tiyatroları

(Nazimo - Tiyatro)

Yazan: Salih Efiloğlu
Yöneten: Kubilay Penbeklioğlu
Dramaturg: Dilek Tekintaş
Kostüm Tasarımı: Nihal Kaplangi
Işık Tasarımı: Özcan Çelik
Efekt Tasarımı: Özgür Yaşar İşler
Müzik: Engin Arslan - Ertan Tekin
Görsel Tasarım: Kerem Ersü

Oyuncular:
Hamide: Esin Umulu
Aram: Mert Asutay
Ara: Yılmaz Aydın
Mari: Yasemin Tunca
Karine: İrem Erkaya
Ali Onbaşı / Veysel: Oğuzhan Oğuz
Hagop: Kamer Karabektaş
Araksi: Seda Yılmaz
Cezayirli: Erhan Özçelik
Adran: Şirin Asutay
Melik Bin Nebi: Ersin Sanver
Firuze: Emel Bertan
Milis ve askerler: Ömer Naci Boz, Musa Arslanali, Ali Murat Altunmeşe, Samet Silme

İlk Oyun: 12 Nisan 2017 - Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Şehir Tiyatrolarının sezon sonuna yetiştirdiği oyunlardan Sızı.  Oyunun konusuna gelince; tarih 1913 yılıdır. Anadolu toprakları yine karışıktır. Bir gurup Ermeni bu topraklar üzerinde oynana oyunun parçası olmamak için doğdukları, doydukları toprakları terk edip, Fransa'ya yerleşmek zorunda kalırlar.

21 Nisan 2017 Cuma

Sevmekten Öldü Desinler - Kadıköy Emek Tiyatrosu

sevmekten öldü desinler ile ilgili görsel sonucu
(Nazimo - Tiyatro)
Yazan: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Yöneten: Berfin Zenderlioğlu
Dramaturg: Nesrin Karadağ
Müzik: Burçak Çöllü
Koreografi: Senem Oluz
Kostüm Tasarımı: Çağla Yıldırım
Dekor Tasarımı: Berfin Zenderlioğlu
Işık Tasarımı: Alev Topal
Afiş Tasarımı: Murat Mahmutyazıcıoğlu
Dekor Uygulama: Serkan Kavurt

Oynayanlar:
Hamdi Alp,
İbrahim Halaçoğlu,
Meltem Yılmazkaya,
Onur Berk Arslanoğlu,
Pınar Yıldırım


Sevmekten Öldü Desinler arabesk bir müzikal. Olay İstanbul'un kenar mahallerinden birinde geçiyor. Oyunda neredeyse bebeklikte başlayan bir aşk var. Bu aşkın bir tarafında, baklavacı bir babanın şarkılara aşık, şarkı sözü yazarı yayık saçlı oğlu Mustafa var. Diğer tarafında ona o sözleri aşkıyla yazdıran Gönül var.

19 Nisan 2017 Çarşamba

Şatonun Altında - Fiziksel Tiyatro Araştırmaları




şatonun altında ile ilgili görsel sonucu






(Nazimo - Tiyatro)

Proje Tasarımı ve Uyarlama: Pınar Akkuzu, Gülden Aras
Yazan: William Shakespeare
Yöneten: Güray Dinçol
Oyuncular: Pınar Akkuzu, Gülden Arsal
Proje Asistanı: Tuba Keleş
Sahne Kostüm Tasarımı ve Uygulama: Fiziksel Tiyatro Araştırmaları
Görsel Tasarım: Uğur Açıkgöz

Çok acayip bir şey seyrettik bu akşam. Ağzım açık seyrettim de diyebilirim. Yok, acayip bir şey demek eksik oldu. Çok acayip iki şey seyrettik bu akşam. Mei ve Po. Onlar kim mi? Aslında kim diye sormaktansa ne diye sormak daha doğru olacak galiba. Onlar bir çeşit canlı. Fiziksel olarak insana benziyorlar. Daha doğrusu insanın kötü çizilmiş karikatürleri gibiler.