onur Özaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
onur Özaydın etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

13 Ekim 2018 Cumartesi

Kral Lear - Oyun Atölyesi

oyun atölyesi kral lear ile ilgili görsel sonucu
Yazan: William Shakespeare
Çeviren: Haluk Bilginer
Yönetmen: Muharrem Özcan
Sahne Tasarımı: Özlem Karabay
Müzik: Tolga Çebi
Işık Tasarımı: Kemal Yiğitcan
Hareket Düzeni: Orçun Okurgan
Dövüş Koreografi: Tamer Serkan Subaşı
Oyuncular:
Haluk Bilginer - Kral Lear
Berfu Öngören - Goneril ve soytarı
Hare Sürel - Regan ve soytarı
Nazlı Bulum - Cordelia ve soytarı
Arif Pişkin - Gloucester Kontu ve soytarı
Deniz Celiloğlu - Kent Kontu
Kaan Turgut - Edmund, Burgonya Dükü, soytarı, hizmetli
Onur Özaydın - Edgar, Fransa Kralı, soytarı
Sertan Müsellim - Cornwall Dükü, soytarı, hizmetli
Efe Tunçer - Albany Dükü, soytarı, hizmetli
Hüseyin Sevimli - Oswald ve hizmetli


Bugün günlerden Kral Lear'di. Oyun Atölye'sinin yeni sezona Kral Lear'i hazırladığını duyduğumdan beri heyecanla oyunun perde demesini bekledim ve sonunda bugün kapalı gişe oynayan oyunu seyretmeyi başardım. Başardım diyorum çünkü Kral Lera'a 3. sıranın başından yer  bulmak hiç de kolay bir iş değildi ama harcadığım çabaya değdi.

4 Mart 2018 Pazar

Erkekler, Futbol ve Dahası - İstanbul Halk Tiyatrosu

İlgili resim
Yazan: Yunus Emre Gümüş
Yöneten: Engin Alkan
Dekor ve Işık: Cem Yılmazer
Oynayanlar: Cem Davran, Celil Nalçakan, Onur Özaydın

Bu akşam gerçekten çok komik, çok dinamik ve aynı zamanda çok da düşündüren bir oyun izledik.  Oyun aynı apartmanda, farklı dairelerde birbirini tanımadan yaşayan üç bekar erkeğin hayatına odaklanıyor. Yılbaşı akşamında tanışıyoruz biz bu adamlarla. Dairelerin birinde Cem Davran'ın canlandırdığı 60 yaşına merdiven dayamış bir adam yaşamakta. Son 7 yıldır kanser hastası. Ama onun laneti ölememek. Yedi yıldır da intihar etmeye çalışıyor. Ve finali yılbaşı gecesi yapmaya karar vermiş. Diğer dairede 30 yaşını bir hayli geçmiş çapkın bir adam (Celil Nalçakan), üçüncü dairede ise yirmili yaşlarının ortasında insan içine çıkmaktan korkan, bilgisayar bağımlısı ve oldukça entelektüel bir genç  (Onur Özaydın) var.