anakara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
anakara etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Mayıs 2016 Salı

Testosteron - Oyun Atölyesi



(Nazimo - Tiyatro)

Yazan: Andrzej Saramonowicz
Çeviren: Neşe Talu Yüce
Yöneten: Celal Kadri Kınoğlu
Müzik: Serdar Donduran
Final Şarkısı Sözleri: Celal Kadri Kınoğlu
Sahne Tasarımı: Emre Abaka
Işık: Hakan Özipek

Stravros: Orhan Aydın
Kornel: Ruhi Sarı
Tretyn: Emre Altuğ
Fistach: Gürkan Uygun
Tytus: Bülent Şakrak
Robal: Gökçer Genç
Jannis: Gökhan Yıkılkan


Bu akşam bir efsanenin son gecesine tanıklık ettik. Oyun Atölyesi'nde 2008 yılından beri oynayan Testosteron bu akşamki oyunla seyirciye veda etti. Daha önce 4 kez izlediğim oyunun son temsiline, hem veda etmek hem de teşekkürlerimi sunmak için gittim. Elveda Testosteron. 



4 Ekim 2011 Salı


Şairin Romanı - Murathan Mungan

Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Polisiye

Murathan Mungan’ın son kitabı Şairin Romanı'nı maalesef bitirdim. Maalesef diyorum, çünkü bitmesin diye kitabı usul usul, azar azar okudum. Romanın sonunda “1995-2010” ibaresi yer alıyor. Kitabın yazımı 15 yıl sürmüş. Tarihleri görür görmez düşündüğüm ilk şey her bir gününe değmiş oldu.  Çok uzun zamandır bu kadar etkilendiğim bir roman olmamıştı. Bu romanın Türkçe yazılmış olmasının büyük bir şans olduğunu düşünüyorum.  Kitap, konusunun yanında anlatımı ve diliyle de  beni büyüledi. Bir çok paragraftan sonra  kendimi budur işte derken buldum. 

“Gemann, sabah, tam hesapladığı gibi gün doğarken giriyor Kohragandt’a. Bütün şehir uykudayken. En sevdiği şey buydu. Bir şehre uyurken girmek… Sokaklar henüz akmaya başlamamış, gündeliğin dağınık hikayeleriyle meydanlar kalabalıklaşmamış, hayat tekrarlar ve rastlantılarla saçaklanmamışken. Pazarlara tezgahlar kurulmamış, balkonlara çamaşırlar asılmamışken. Şehir henüz sessizliğin elindeyken. Sabah nemiyle kabaran saksı çiçeklerinin, balkon arsızı gür sarmaşıkların kokusunun ortalığı sardığı, şehrin sarısabır rengi taş döşeli sokaklarında, atının usul ve kendinden emin adımlarıyla Güvenlik Merkezi’ne doğru ilerlerken, burayı hep sevmiş olduğunu düşünüyor. Ekmek fırınlarından yükselen günün ilk ekmeğinin buğusu hayatın başladığını söylüyor ona. Her şehrin ekmek kokusu farklıdır; biliyor. “