hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
hikaye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Şubat 2012 Çarşamba

Erken Kaybedenler – Emrah Serbes

Yazan: nazimo Kategori: Öykü

Erken Kaybedenler Emrah Serbes’in hikaye kitabı. İçinde 8 öykü var. Hepside erkek çocuk öyküleri. Çoğunluğu 13-14 yaşında çocuklar. Öyküleri birinci ağızdan, yani erkek çocuklarının ağzından anlatmış yazar. Çok çeşitli çocuk ve ergen tiplemeleri. 

Emrah Serbes  kahramanlarının ruhlarında kopan fırtınaları öyle güzel anlatmış ki. Sanki tüm ergenler karşınızda, onlarla yüzyüze sohbet ediyorsunuz.


Öykülerden seçmeler;

Anneannemin Son Ölümü‘nde anne ve babasını çok erken yaşta kaybeden bir erkek çocuğunun, hayatındaki her şeyi dolduran yaşlı anneannesiyle kurduğu ilişkiye, anneannenin çocuğun hayatında kapladığı yere, birlikte paylaştıkları hayata tanıklık ediyoruz.
“…Bütün ev ödevlerimi beraber yapıyoruz. Bana ödev verildiğinde anneannem kendine verilmiş gibi sorumluluk duyuyor. Geçen sene matematikten çaktık. Fonksiyonlar zor geldi, çıkamadık işin içinden. Veli toplantısına beraber gittik. Çünkü her yere beraber gideriz. Anneannem matematik hocası olan yeni mezun kızcağızı bir köşeye sıkıştırdı, “Matematik hocası sen misin?” diye sordu. “Evet teyzecim.” “Sen ne biçim öğretmensin, kahpenin doğurduğu kancık! Bu kadar zor ödev verilir mi manyakoğlumanyak …”

25 Mayıs 2010 Salı



Sandık Odası – Sezgin Kaymaz

Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Öykü


Bazı hikayeler beni gerçekten güldürdü; şişman bir ailenin diyet serüveninin anlatıldığı “Geleneksel Kömüş Günü Şenlikleri” isimli öykü gibi. Hikaye aşırı şişmanlığın neden olduğu tüm rezilliği en ince detayına kadar  gözümüze sokarak anlatırken, bir yandan da lezzetli yemekleri mideye lüpletmenin ölümcül zevkini bize tattırıyor. Okurken hem güldüm, hem imrendim, hem de iğrendim.

Gecenin zifiri karanlığında, korkusuzluğunu arkadaşlarına ispatlamak için, mezarlıkta helva kavuran Korkusuz’un ve onun nasıl korkacağını seyretmeye gelen arkadaşlarının hem komik, hem de ürkünç öyküsü “Helva” alacakaranlık kuşağı hikayelerinden fırlamış gibiydi. Okurken güldüm ama, bir taraftan da tırsmadım desem yalan olur yani.