kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
kitap etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

29 Nisan 2018 Pazar

Ke$ On Dı Teybıl - Zafer Algöz

keş on dı teybıl ile ilgili görsel sonucu
Zafer Algöz'ün ikinci kitabını az önce bitirdim. Okurken o kadar çok eğlendim ki. O kadar çok güldüm ki. Eline, kalemine, aklına sağlık Zafer Algöz.  Zafer Algöz ikinci kitabında tiyatro yaşamında hayatına özel dokunuşlar yapan güzel insanları, meslektaşlarını, ustalarını anlatmış. Ama içerden, çok içerden, yanıbaşlarından.

Çoğu komik olan hikayeler ama hayat işte kimisi de hüzünlü. İnsanın içini burkuyor, kadare, feleğin kahpesine sövdürüyor. Anlattığı insanların kimini çok iyi tanıyoruz, kimisinin sesi kulağımıza yabancı bir filmde uğramış gitmiş, kimi televizyonda ya da tiyatro sahnesinde karşımıza çıkmış. Kimi hayatımızda bir iz bırakmış, kimini hatırlamıyoruz ya da hiç görmemişiz bile. Kimler yok ki kitapta ve ne çok sır, ne çok dedikodu var.

8 Kasım 2016 Salı

Kelebek - Henri Charrie

kelebek Henri Charriere ile ilgili görsel sonucu
(Robinson Crusoe - Edebiyat)
 
Nasıl başladığımla başlayayım. Liseden beri düzensiz aralıklarla da olsa düzenli şekildi okumaya alıştırdım kendimi. Sürekli bi’ kitap listeleri hazırlayıp, sıralamasını yapardım lakin daha hiç o listeyi tamamlamış değilim. Elimdeki listeyle gittiğim kitapçıdan tabiri caizse beni çağıran kitabı alıp çıkıyordum. Henri’nin Kelebek’ine de böyle başladım. Düzensiz bir kitap okumama boşluğundan sonra kitaplığımdaki Kelebek 1 hafta içimde kıvrandı durdu. Oku beni. Oku beni. Oku beni.
 
Kitabın beni en çok şaşırtan noktası kendi eksikliğimden kaynaklanan, yaşanmış bir hikayenin, bir ömrü direkt sahibi tarafından anlatıldığını bilmiyor oluşumdu. Bir hapishanede kahramanımızın tutukluluk halinde başlayan hikayesi, mahkeme kapılarının açılması ve -Henri’nin bize anlattığı kadarıyla- savcının yaptığı binbir dalavere ile başlıyor.
 

25 Haziran 2016 Cumartesi

Kızıla Boyalı Saçlar - Kostas Mourselas



(Robinson Crusoe - Edebiyat)

Merhabalar, bu ilk yazım olacak, ilk yazıma da sürükleyiciliğinin tatlı mı tatlı bu kitapla olmasına karar verdim. Öncelikle kitaba nasıl ulaştığımdan bahsetmek istiyorum. Samatya ‘da Samatya Sahaf adındaki sahaf dükkanında rastgeldim. Bilenler bilir, Samatya Sahaf’ın sahibi görme engelli Devrim Tarım, ODTÜ mezunu, 5 dil bilen, Gezi’ye katıldığı için işinden olan ve sonunda bu sahafı açan bilge bir insan. Arkadaşımla beraber kendisini hem ziyaret etme amaçlı hem de kitap ihtiyaçlarımızı karşılama amaçlı olarak aradık, biraz zor da olsa bulduk zira cumartesi günü önündeki caddeye pazar kuruluyor. Sohbet ve rafları karıştırdığımız sırada denk geldim kitaba. Kızıl’a olan düşkünlüğümden olacak direkt bir merak uyandı içimde ve aldığım tek kitap da o oldu.

14 Haziran 2016 Salı

Fang Ailesi - Kevin Wilson



(Nazimo - Edebiyat)

Celeb ve Camille Fang birbirine çok aşık bir çift. Onlar bir de sanata aşıklar. Gerçek sanata.  Halka açık yerlerde senaryosunu sadece kendilerinin bildiği çılgın oyunlarını sergileyip, ortalığı darmadağın ettikten sonra, geldikleri gibi yok oluyorlar.Yaptıkları işe performans sanatı diyorlar. Kayıt altına aldıkları bu gösterilerinin meraklısı çok. Sergiledikleri performanslar ödüller kazanıyor, fonlardan destek alıyor, müze ve galerilerde sergileniyor. 

Çocukları Annie ve Buster'da doğdukları andan itibaren bu gösterilerin bir parçası, oyuncusu oluyorlar. Sanat camiasında bilinen adlarıyla çocuk A ve B, yani Annie ile Buster. 

Aslında okuldaki hocaları Hobert Waxman, Celeb ve Camille Fang'a Annie doğduğunda "çocuk sanatı öldürür" demişti. Ama yıllar sonra çocuk A ile çocuk B'ye baktığında bu önermesini "sanat çocuğu öldürür" şeklinde değiştirmişti. 


29 Mayıs 2016 Pazar

Kız - O. Henry



(Nazimo - Edebiyat )

Helikopter yayın evinden çıkan bu kitapta Amerikan edebiyatının kısa öykü ustası O. Henry'ye ait 13 öykü var. Kız, bir solukta okunan ince bir kitap. İçinde müneccimlerin hediyesi, son yaprak, kızıl reisin fidyesi, yeşil kapı gibi çok bilinen hatta filmlere konu olmuş öykülerin yanında benim ilk kez okuduğum, daha önceki derlemelerde rastlamadığım kız, define, hırsız gibi öykülerde var. 

Piyasada bulduğum ne kadar O. Henry kitabı varsa hepsini aldığım için, daha önce okumadığım öykülere rastladığımda çok seviniyorum. Bu kitapta da bir kaç tane buldum. Daha önceden bildiklerimi bir daha okumak da çok sevilen eski dostlarla tekrar karşılaşmak gibiydi. Sarılıp, öpüştük, hasret giderdik. 






11 Mart 2016 Cuma

Kün - Sezgin Kaymaz


(Nazimo - Edebiyat)

Sezgin Kaymaz'dan okuru sayfadan sayfaya peşinden soluksuz koşturan bir roman daha. Kün! 

Bu kitap nasıl anlatılır bilmiyorum. Gerçekle mucizenin, bu dünyayla öte dünyanın, masumla günahkarın, inançlıyla inançsızın, mizahla acının iç içe geçtiği, birbirine karışıp hercümerç olduğu akıllara ziyan bir öykü. Sezgin Kaymaz bu hikayeleri nereden bulup yazıyor diye sorduğum bir arkadaşım, Anadolu'dan diye cevap verdi bana. Hakikaten bu roman Anadolu'nun tam da ortasında geçiyor. 40 sene öncesinde Ankara'nın Boğaziçi ve Yeşil Bayır köyüyle, Konya'nın Karaaslan köyü arasında, oraların insanları arasında gidip geliyor. 

Karaaslan'lı küçük bir çocuk olan Ömer'in etrafında ilmik ilmik bir hikaye örülüyor. Bu hikayede kimler yok ki, Mesela Muhtar Hacı Naci Kalaycı var ki kendisi Yeşilbayır mahallesi diye bilinen bölgede parsel parsel arsa çevirip satmış ve bu mahallenin Ankara'ya kazandırılmasında birinci dereceden rol oynamıştır. 

14 Temmuz 2010 Çarşamba

Jonathan Strange ve Bay Norrell - Susanna Clarke

(Elfy - Edebiyat)

“İngiltere’ye iki büyücü gelecekİlki benden korkacak, ikincisi beni görme özlemiyle yanacak,İlkini hırsızlar ve katiller yönetecek, ikincisi kendi yıkımında suç ortağı olacak,İlki kalbini karanlık bir ormanda karlar altına gömecek ama yine de sızladığını hissedecek,İkincisi en değerli varlığını düşmanının elinde görecek…İlki hayatını yalnız geçirecek, kendi kendisinin gardiyanı olacak,İkincisi ıssız yollarda yürüyecek, başında fırtına, yüksek bir tepede karanlık bir kule arayacak…”

Kitabı keşfetmem, Neil Gaiman sayesinde oldu. Neil Gaiman “Jonathan Strange ve Bay Norrel hic kuşkusuz İngiliz fantastik romanının son yetmiş yılda yazılmış en mükemmel örneği…” diyerek selamlamış kitabı. Bana da okumak kaldı elbette. (Neil Gaiman asla göz ardı edemeyeceğim isimlerden biri ve bunu söylerken İngiliz fantastik romanı ile İngiltere’de yazılmış fantastik romanı birbirinden ayırdığını belirtmek isterim. Yüzüklerin Efendisi gibi son derece başarılı epik fantastik anlatıları, bunlar İngiltere’de yazılmışsa da “İngiliz” fantastik romanı kabul etmiyor.