13 Kasım 2010 Cumartesi

Kader'in Peşinde - Mehmet Murat Somer


Yazan: nazimo Kategori: Polisiye

Bir Hop-Çiki-Yaya Polisiyesi

Mehmet Murat Somer’ in literatürümüze kazandırdığı Hop-Çiki-Yaya polisiyelerinin son kitabı Kader’ in Peşinde, okurken beni yine kopardı.

Kitabın konusunda geçmeden önce biraz Hop-Çiki-Yaya polisiyelerinden bahsetmek istiyorum. Kitaplar polisiye olmasına polisiye ama, kahramanları, öyle çok da alışık olduğumuz kahramanlardan değil. Serinin baş rolünde ve merkezinde, isteyerek ya da istemeyerek esrarengiz olayların ortasında kalan, amatör dedektif Burçak Veral var. Kendisinin esas adı nedir onu hiç öğrenemiyoruz.

Burçak, gündüzleri genellikle erkek kıyafetleriyle geziyor, gece olunca da,  hayranı olduğu Audrey Hepburn kıyafetleri içerisinde, Beyoğlu’nda işlettiği ve aynı zamanda ortağı olduğu  sosyetik gay pubda arz-ı endam ediyor. Kendisinin şaşırtıcı özellikleri bu kadarla da kalmıyor; usta bir kickbox dövüşçüsü olan Burçak, yine ortağı olduğu bir bilgisayar şirketinde özel müşterilerine yasa dışı “hackerlık” hizmetleri  sağlıyor.  

7 Kasım 2010 Pazar



Usta ile Margarita – Mihail Bulgakov

Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Kategori Dışı| Kurgu

Kitabı bitireli bayağı oldu. Yani bu yazıya başlamadan önce demlenmesi için yeterince bekledim. Kitabın arka kapağında Usta ile Margarita’nın bir baş yapıt olduğu yazıyor. Ben de aynen öyle düşünüyorum.

Bugalov 1891 yılında doğmuş ve eserini tamamladığı 1940 yılında ölmüş. Eserin yazılması 12 sene sürmüş. Kitap da ölümünden ancak 26 yıl sonra, o da bazı bölümlerinin sansürlenmesi suretiyle basılabilmiş ve kendi ülkesinde kendi insanları tarafından okunmuş. Bukalov’un hayatının talihsiz bir hayat olduğunu düşünüyorum. Neredeyse tüm ömrü Stalin’in iktidarında geçmiş. Küs olduğu bir sistemin içinde yaşamak zorunda kalmış. Bu nedenle bana göre bu kitap sisteme karşı sessiz bir baş kaldırış.
Bence yazılması da ondan 12 sene sürmüş. Sanki “Konuşamıyorum ama yazıyorum” der gibi.

29 Eylül 2010 Çarşamba



Bir Gün – David Nicholls

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu

15 Temmuz 1988 günü Emma ve Dexter’ın hayatında bir dönüm noktasıdır. O gün Dexter arkeolojiden ortalama bir derece ile,  Emma da tarih ve İngiliz edebiyatından çift dalda uzmanlık yaparak mezun olurlar.  Emma işçi bir ailenin kızıdır, sol ve feminist akımların içindedir. Dexter ise, zengin bir ailenin gelecek kaygısı taşımayan oğludur. Bu iki ayrı dünyanın insanı, her ne kadar birbirlerine göz aşinalıkları olsa da 15 Temmuz 1988 gününün akşamında katıldıkları mezuniyet partisinde resmen tanışırlar ve bunu bir adım daha öteye götürerek tek gecelik bir aşkı paylaşırlar. İkisi de 22 yaşındadır, ikisi de çok gençtir ve yepyeni bir hayat önlerinde uzanmaktadır.

Beraber geçirilen sürpriz gecenin ardından Emma ve Dexter’ın yolları ayrılır. O gece ikisi arasında yaşananlar –bunu daha sonra öğreneceğiz- sonucunda aralarında oluşan bağı bir şekilde yıllar boyunca koparmamayı başarırlar. 

13 Eylül 2010 Pazartesi



Düşünce Balonları – David Lodge

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu

Ralp Messenger Gloucester Üniversitesi’nde bilişsel bilim alanında çalışmaların yürütüldüğü bölümünün yöneticisi. Aynı zamanda oldukça popüler ve medyatik bir bilim adamı. Burada insan bilinci ve yapay zekayla ilgili çalışmalar yapıyorlar. Zengin Amerikalı karısının sağladığı tüm maddi olanakların da yardımıyla, herkesin gıpta ettiği bir yaşantıları var. Her şey her ne kadar uzaktan çok yolunda gözükse de, Ralph aslında uslanmaz bir çapkın. Karısıyla arasında çok fazla dillendirilmemiş, sessiz bir anlaşma var. Yaşadıkları yerde çapkınlık yapmadığı müddetçe, Carrie onun kaçamaklarına göz yumabiliyor.   

Helen Reed Londra’da yaşayan bir yazar. Çok sevdiği eşi Mark’ı, beklenmedik bir şekilde, ani bir beyin kanaması sonucunda kaybetmiştir. Beraber yetiştirdikleri 2 çocukları da kendi yollarına gitmek için evden ayrılınca, Helen, hem oyalanmak hem de para kazanmak için Gloucester Üniversitesi’nden gelen öğretmenlik teklifini kabul ederek üniversite kampüsündeki bir lojmana taşınır.

26 Ağustos 2010 Perşembe

Sirius'tan Gelen Kurbağa - Tom Robbins


Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Kurgu

Sirius’dan Gelen Kurbağa 4 günlük bir zaman dilimini anlatıyor. Daha kesin bir süre vermek istersem – bunu neden istiyorsam- 5 Nisan Perşembe saat 16:00’dan 9 Nisan Pazartesi sabah 05:59’ka kadar geçen süreyi. 

Gwendolyn Mati genç, hırslı, başarı ve parayı seven bir borsa simsarı. Amerika’da finans dünyasında işlerin ters gittiği bir Paskalya arifesinde hem kendisinin hem de müşterilerinin yatırımlarını yok etmiş olabilir. Aksi gibi Paskalya arifesi Perşembeye gelmiş. Cuma borsalar kapalı ve bu nedenle Pazartesi sabahına kadar sürecek acımasız bir beklemeyi tamamlamak zorunda. Gwen Mati içine Filipin karışmış bir melez; kafası karışık –sonradan intihar eden- şair bir anne ve bereketli tabiat ananın insanlığa bahşettiği doğal uyuşturuculardan sonuna kadar faydalanan, marjinal gece kulüplerinde müzisyenlik yapan sıra dışı bir babanın kızı.

23 Ağustos 2010 Pazartesi



Zindankale – Sezgin Kaymaz


Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Kurgu

Korkunç bir kabus Ankara’da 2 ayrı evde birbirini tanımayan iki ayrı kişi tarafından aynı anda görülüyor. Hem de bir kez değil, 3 gece üst üste. Aynı detayda, aynı gerçeklikte ve üstelik noktası, virgülü değişmeksizin. O kadar canlı ve gerçek bir kabus ki, rüyayı paylaşan 30 yaşındaki iki genç; Davut ve Çiğdem rüyanın sabahında yataklarını ıslatmış olarak uyanıyorlar. Hem de üç gece üst üste. Davut rüyasını dedesine, Çiğdem annesine anlatıyor. Paylaşılan rüya bu iki eve de bomba gibi düşüyor. 30 yıldır saklanan sırlar, sanki zincirlerinden boşanmışçasına saklandıkları yerlerden kopup geliyorlar. Yataklarını ıslatan masumların hiç bir şeyden haberleri yok. Ne rüyayı neden gördüklerini biliyorlar, ne de gördükleri rüyanın kendileri için ne kadar önemli olduğunu. Tıpkı Davut’un 30 yıllık dedesi Şadıman Beyefendi’nin (soyadı Beyefendi) dediği gibi; hiç bir şey durup dururken olmuyor, olduruluyor.

Çiğdem’in annesi Sevim Hanım’ın içine bir ateş düşüyor. Yıllar sonra günahlarıyla yüzleşiyor. Siroz hastası kardeşi Selim ve ahretlik komşusu Rüveyde onu konuşması için zorluyor. Davut’un dedesi sırrın tek sahibi değil. O da sırdaş arkadaş meclisini topluyor. Buzdolapçı Ali Fuat, Uzun Sedat, Sağlık Kabinci Kamil. Hepsi sırların artık açığa çıkması gerektiğini biliyor, bu gerçeği kabul ediyor ama nasıl yapacaklarına bir türlü karar veremiyorlar. Onlar anlatmaktan kaçındıkça, kader onlara mesaj yollamaya devam ediyor. Davut’la Çiğdem’in rüyaları kaldığı yerden devam ediyor. Konuşmaktan kaçınmaya çalışmanın anlamı yok. Onlar gerçekleri rüyalarında görmeden evvel, gerçekler usturuplu bir şekilde bu gençlere anlatılmalı. 

12 Ağustos 2010 Perşembe



İnci Gibi Dişler – Zadie Smith

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu

İnci Gibi Dişler İngiliz toplumunun ötekilerini, göçmenlerini anlatan bir roman. Roman 1975 yılında başlayıp 90 yılların sonlarına kadar giden bir dönemi kapsıyor. Yer yer yapılan geri dönüşlerle de İkinci Dünya Savaşı’na kadar uzanıyor.

Romanın kalabalık bir kadrosu var. Yıllar önce ülkesi Bengladeş’i terk ederek İngiltere’ye göç eden, hatta II. Dünya Savaşı’nda İngilizler için savaşan Müslüman Samet İkbal, onun kendisinden çok genç karısı Alsana İkbal, (Begüm ve İkbal aileleri çocuklarının evlenmeleri için bir anlaşma yapmışlardı ama Begüm ailesi Samet İkbal için uygun bir eşi ancak 20 yıl sonra doğurabildiği için karı koca arasında bu kadar yaş farkı olmuştu),