polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
polisiye etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Haziran 2012 Cuma



Sultanı Öldürmek - Ahmet Ümit

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu| Polisiye

Ahmet Ümit’in son kitabı Sultanı Öldürmek’i yaklaşık bir ay önce bitirdim. Bitirir bitirmez de burada sizlerle paylaşmak için yazmaya başladım. Ama olmadı. Gerçekten çabaladım ama anlatmak istediklerimi, kitabın bana hissettirdiklerini bir türlü bira araya getirip, derleyip, toparlayamadım. Halen de bunu başarabileceğimden şüpheliyim. Bazı kitaplar bende bu etkiyi yapıyor. O nedenle konuyu aklıma geldiği gibi, dağınık anlatmaya karar verdim.

Biri, sizi cinayet işlemekle suçladığında deliller bulur, tanıklar gösterir, bunun bir iftira olduğunu kanıtlamaya çalışırsınız, ama sizi itham eden kişi bizzat kendinizseniz, ne yaparsınız?”
Yukarıdaki satırla başlayan kitap daha ilk satırdan sizi içine çekiyor. Hem kendine, hem bizlere, hem de cümle aleme suçsuz olduğunu kanıtlamaya çalışan kişi, 60 yaşındaki tarih Profesörü Müştak Serhazin.  Serhazinlerin son erkek evladı.  Hikayedeki ceset ise Müştakın unutamadığı aşkı Nüzhet. Nüzhet onu 21 yıl önce terk ederek Amerika’ya yerleşmiş. Olduğu yerde sayan, yorgun ve yılgın profesör Müştak’ın aksine,  Nüzhet, Türk milli tarih görüşüne ters düşen sivri çıkışlarıyla dünyanın dikkatini çalışmalarının üzerine çekmeyi başaran, sözü,  yetkin bilim çevrelerinde geçen ünlü bir profesör. Müştak,  Nüzhet’ e duyduğu bitmeyen aşkını öyle bir anlatmış ki;

22 Haziran 2010 Salı




İstanbul Hatırası-Ahmet Ümit

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu| Polisiye

"İlk kurban Sarayburnu’nda, Atatürk heykelinin hemen önünde bulunmuştu. Cesedin kolları yukarıya doğru uzatılmış, avuç içleri birbirine bakacak şekilde, elleri naylon iple bileklerinden bağlanmıştı. Cesedin iki yana açılmış ayakları deniz yönüne çevriliydi. Ölünün ayaklarının işaret ettiği yerde, iki çilekeş şehir hatları vapuru, denizin iki ağır işçisi, usulca kıpırdayan maviliğin üzerinde köpükten şeritler bırakarak geçiyordu. İnce bir esinti vardı Sarayburnu’nda. Süt mavisi bir aydınlık. Ortalık mis gibi deniz kokuyordu."
Gökyüzünde solmakta olan yarım ay hem cesede hem de  vapurlara eşlik ediyordu.


Cinayeti araştırmak, Ahmet Ümit’in bize tanıştırdığı eski dostlar Komiser Nevzat ve adamları Ali ile Zeynep’e düşüyor. Cesedin birbirine sıkıca bağlanmış ellerinin arasında bir sikke buluyorlar. Sikkenin üzerindeki portreden yola çıkan  Komiser Nevzat ve arkadaşları önce  Tanrı Poseidon’un oğlu Kral Byzas’a, ondan da Kral Byzas’ın, bugün Sarayburnu’nun olduğu yerde M.Ö. 660 yılında kurduğu Byzantion Krallığı’na ulaşıyorlar.

10 Haziran 2010 Perşembe



Kar Kokusu - Ahmet Ümit

Yazan: nazimo Kategori: Gerilim

Kar Kokusu, Ahmet Ümit’in Moskova’nın karları altında geçen politik gerilim romanı. Türkiye’de 1980 ihtilali yaşanmıştır ve asker Türkiye’deki sol örgüt ve parti üyelerine karşı büyük bir sürek avı başlatmış ve yakalananlar hepimizin bildiği malum süreçlerden geçmektedirler. Türkiye’nin bu karışık zamanlarda bir grup TKP parti üyesi yoldaş, Moskova’nın kuzeybatısında Kurkino’da, Uluslararası Leninizm Enstitüsünde, Sovyetler Birliği Komünist Partisinin davetlisi olarak eğitim görmektedir.  Uluslararası Leninizm Enstitüsü  tüm dünyadan yoldaşların geldiği ve Marksizm konusunda eğitim aldığı bir okuldur. Yani gün içinde 72 milletten 72 lisanı duymak mümkündür.

O günlerde Sovyetler Birliği’nde değişim ve yeniden yapılanma sözcükleri evvelce hiç kullanılmadığı kadar çok telaffuz edilmeye  ve tekrar tekrar söylenmeye başlanmış olup, devrim biraz yorgun gözükmektedir.

20 Mayıs 2010 Perşembe


Katilin Uşağı – Algan Sezgintüredi

Yazan: nazimo Kategori: Kurgu| Polisiye

Katilin Şeyi’nde tanışıp, Katilin Meselesi’nde kaynaştığımız acemi acar dedektifler Vedat Kurdel ve Tefo ile tekrar birlikteyiz. 

Vedat ve Tefo meslekte geçirdikleri 4 yılın ve gösterdikleri başarıların ardından hatırı sayılır bir üne kavuşmuşlar. Vedat’ın 2017 yılından anlattığı bu macera, Haracı ailesinin Polonezköy’deki  saray yavrusu evlerinde verdikleri 2009 yılı bahar partisinde başlıyor. Normal şartlar altında asla davet edilmeyecekleri bu partide bulunma sebepleri de iş. Görev başındalar. Zengin bir kocanın boynuzlarını kontrol ediyorlar; adamın boynuzları var mı, yok mu diye. İşlerini tamamlayıp tam da partiden ayrılacakları esnada, parti Vedat ve Tefo için ve de herkes için hiç beklenmedik bir şekilde sonlanıyor. Tıpkı filmlerde olduğu gibi, eli silahlı 6 adam partiyi basarak, davetlilerin üzerine kurşun yağdırıyor. Saldırganlar, korumalar tarafından etkisiz hale getirilinceye kadar oluşan bilanço ise çok ağır. Toplam kayıp saldırganlarla birlikte 30 kişi, bir o kadar da yaralı var. Neyse ki, Vedat ve Tefo bu saldırıyı yara almadan atlatıyorlar.

11 Mayıs 2010 Salı



Katilin Meselesi – Algan Sezgintüredi


Yazan: nazimo Kategori: Kategori Dışı| Kurgu| Polisiye

Katilin Şeyi romanından tanıdığımız acemi dedektifler Vedat Kurdel ve ortağı Tefo yeni bir macerayla karşımıza çıkıyorlar. Ama durumlar biraz değişmiş. İlk kitaptaki seri katilin bulunmasının üzerinden yaklaşık 1 sene geçmiş, bu arada Tefo, Ayla ile evlenmiş, balayına gitmiş. Vedat kendisini biraz kandırılmış, biraz terk edilmiş hissediyor, çünkü Tefo, Ayla ile gezerken Vedat’ın ruhu bile duymamış. 10 yaşından beri yediğinin içtiğinin ayrı gitmediği, kendisi gibi ailesiyle birlikte yaşayan –böylece kendisine bir hayat kurması gerektiğini, artık kazık kadar adam olduğunu söyleyen ailesine; bakın Tefo da ailesiyle yaşıyor, ne var ki bunda diyebildiği can dostunu bundan böyle Ayla ile paylaşmak zorunda olduğunun farkına varmış. İçinde arada sırada baş gösteren bir kıskançlık duygusu var ve o bunu bastırmaya çalışıyor.

Vedat’ın asker arkadaşı Davut, yıllardan sonra Vedat’ı arayarak ondan yardımını istiyor. 

Vedat, biraz da yeni evlileri baş başa bırakabilmek için, bu davete yalnız gidiyor. Davut Ege’de Pınarkesen isimli kasabada kız kardeşiyle birlikte bir pansiyon işletiyor. Kasaba ünlenmeye başlayan şarapları ve yakınlarında bulunan Roma döneminden kalma antik kalıntılar sayesinde yeni yeni turistlerin ilgisini çekmeye başlamış bir yer.

1 Mayıs 2010 Cumartesi

Katilin Şeyi - Algan Sezgintüredi



Yazan: nazimo Kategori: Kurgu| Polisiye

Kahramanımızın adı Vedat Kurdel. Özel dedektif. Bir de ortağı var. Can dostu Tefo. Asıl adı Tevfik ama, adının yanlış söylenmesinin önüne geçemediği için kendisine kısaca Tefo denmesini istiyor. Vedat ve Tefo kitabın başında henüz dedektif değiller ama, sonunda oluyorlar. Yada Tefo’nun babasının -ki kendisi polis emeklisi babacan bir amcadır ve çıkan özel dedektiflik yasası sayesinde bu iki adama bir iş sahası sağlamıştır- dediği gibi ha oldu ha olacak kıvama geliyorlar. 

Kitapta anlatılan olaylar 2005 yılında acemi dedektiflerimiz 35 yaşındayken başlarından geçiyor. Ama Vedat Kurdel kitabı 2015 yılında yazıyor. Kahramanımız, boylu poslu, yakışıklı bir genç ve etkileyici bir ses tonuna sahip. Kadınlar üzerinde karşı konulamaz bir etkisi var. Ayrıca güçlü kuvvetli bir adam. Postu kolay kolay kaptırmıyor. Dövüş sanatlarında fazla teknik bilgisi yok ama, iri cüssesi sayesinde kodu mu oturtuyor. Zaten önemli olan sonuca ulaşmak, kullanılan yöntem  değil. Kendisinin çok zeki olmadığını düşünüyor. Tefo ise fizik olarak Vedat Kurdel'in tam zıttı. Kısa boylu, kavruk, kara kuru  ama Vedat onun zehir gibi bir kafası olduğunu düşünüyor.  Bu durumda kendiliğinden, ekibin vitrini Vedat, beyni ise Tefo oluyor.

12 Nisan 2010 Pazartesi

Kukla - Ahmet Ümit



Yazan: nazimo Kategori: KurguPolisiye


TBMM Susurluk Araştırma Komisyonu Sonuç Raporundan;

Susurluk Belgeleri II. Cilt Sayfa 380

Bilgisi ve görüşüne başvurulan bir kısım kişiler komisyonumuza; olayların 1970’li yıllarda başladığını ve o dönemde devlette bazı güçlerin, sağ-sol kavgasını başlattıklarını, bundan devletin içindeki bazı kurumların haberdar olduğunu ve yönlendirdiğini, sabah sol görüşlü kişilere sıkılan silahın akşam sağ görüşlü kişilere sıkıldığını söylemişlerdir. Bu olaylar 12 Eylül 1980’e kadar devam etmiştir. 12 Eylül’den sonra da bir kısım ülkücü olarak bilinen  ve aranılan şahıslardan olan bazılarının devlet tarafında yurt içinde ve yurt dışında bazı operasyonlarda kullanıldığı, Komisyonumuza verilen beyanlar ve bir takım bilgilerden anlaşılmıştır.

Bir gece ansızın kırmızı bir kamyonun beyaz bir Mercedese Susurluk’ta çarpmasıyla başlayan macera aslında yukarıdaki raporla sonlanmıştı. Türkiye günlerce bu olayla yattı, bu olayla kalktı. Halk devlet içindeki çetelerden, devlet için adam öldürmekten haberdar oldu. Ya da önce devlet için sonra da kendileri için adam öldürenlerden. Ama gazetelerde okuduğumuz kadarından bu mekanizmaların nasıl işlediği, kimlerin hangi koşullarda neler yaptığı çoğumuzun gözünde tam olarak canlanamadı. Karanlıkta duran iri bir kütle vardı. Büyüktü, herkes bir tarafına dokunabiliyor, dokunduğu yeri anlatmaya çalışıyordu, ama hiçbirimizin gözünde – ya da benim gözümde- karanlıkta odada duran o kütlenin tam olarak ne olduğu canlanmıyordu. Kukla kitabında Ahmet Ümit o karanlık odaya fener tutmuş. Devlet içindeki çetelerin nasıl çalıştığına dair bize bir yol haritası çıkarmış. Kendi öyküsünü anlatırken, yaşanabilecek nice öyküye giden düşünce yollarını da açmış.



11 Haziran 2009 Perşembe



Otuz Dokuz Basamak - John Buchan


Yazan: nazimo Kategori: Kurgu| Polisiye

Kitabı sabit fikir (!) sitesinde görüp, yanındaki 1001 roman işaretinden dolayı okumak istedim. 1001 roman notunda    
… Roman, casus romanları için bir formül oluşturması açısından önemlidir.  Araba kovalamacalar, özenli kılık değiştirmeler ve bir felaketi önleme görevi. Konunun dramatik dönüşleri, her bir olası müttefikin aynı zamanda olası bir düşman olduğu paranoyak hissine dayanır…”

içerikli daha da detaylandırılmış, üstelik büyük üstat Alfred Hitchcock tarafından filme çekilmiş kitabı okumak istedim.
Fakat, hey hat, bütünüyle hayal kırıklığına uğradım. Aslında satır aralıklarının genişliğinden, harflerin puntosundan ve kitabın sayfa sayısından (110 sayfa) dolayı içime kurt düşmüştü ama, ilk anda fark edemedim.

Kitap akıcı ve oldukça aceleci bir dille bir casusluk öyküsü anlatıyor, ama kitap damakta, romandan ziyade, günlük gazetede casuslukla ilgili yazılmış muhabir haberi tadı bırakıyor.