
İstanbul Hatırası-Ahmet Ümit
"İlk kurban Sarayburnu’nda, Atatürk heykelinin hemen önünde bulunmuştu. Cesedin kolları yukarıya doğru uzatılmış, avuç içleri birbirine bakacak şekilde, elleri naylon iple bileklerinden bağlanmıştı. Cesedin iki yana açılmış ayakları deniz yönüne çevriliydi. Ölünün ayaklarının işaret ettiği yerde, iki çilekeş şehir hatları vapuru, denizin iki ağır işçisi, usulca kıpırdayan maviliğin üzerinde köpükten şeritler bırakarak geçiyordu. İnce bir esinti vardı Sarayburnu’nda. Süt mavisi bir aydınlık. Ortalık mis gibi deniz kokuyordu."Gökyüzünde solmakta olan yarım ay hem cesede hem de vapurlara eşlik ediyordu.
Cinayeti araştırmak, Ahmet
Ümit’in bize tanıştırdığı eski dostlar Komiser Nevzat ve adamları Ali ile
Zeynep’e düşüyor. Cesedin birbirine sıkıca bağlanmış ellerinin arasında bir
sikke buluyorlar. Sikkenin üzerindeki portreden yola çıkan Komiser Nevzat
ve arkadaşları önce Tanrı Poseidon’un oğlu Kral Byzas’a, ondan da Kral
Byzas’ın, bugün Sarayburnu’nun olduğu yerde M.Ö. 660 yılında kurduğu Byzantion
Krallığı’na ulaşıyorlar.