6 Nisan 2010 Salı



Uzunharmanlar’da Bir Davetsiz Misafir – Sezgin Kaymaz

Yazan: nazimo Kategori: Fantastik| Kurgu

Kahramanımız Musa, ailesinden, yaşamından kaçmak, biraz kafasını dinlemek için Uzunharmanlar mahallesinde, viran bir ahşap ev kiralar. Yanında getirdiği kayda değer tek eşyası kitaplarıdır. Bir akşam vakti kitapları ve üç parça eşyasını eve taşırken, evin kiralamaya geldiğinde gördüğü evden çok daha temiz ve bakımlı olduğunu fark eder. Önce, ev sahibi Beyabi’nin temizlik yaptırmak için ona verdiği parayla çok iyi iş çıkardığını düşünür. Sonra evdeki bakımın iyi niyetli bir temizlik ve bakım harekatının çok ötesinde olduğunu fark eder.  Metruk bahçe temizlenmiş, düzenlenmiş, banyo ve mutfak onarılmış, yer yer yenilenmiş, dolaplar boyanmış, raflara muşambalar serilmiş, mutfağın kap kaçak ve erzak eksiği tamamlanmış, tiryakisi olduğu çeşit çeşit Seylan çayları tel dolaba yerleştirilmiş, buzdolabı envai çeşit zeytinyağlılarla donatılmış, tertemiz mis kokulu çarşaflarla yataklar yapılmış, hatta gardıroba tam bedenine uygun gömlek, pantolon, kazaklar yerleştirilmiş,  çekmecelere ise arasına kokulu sabunlar sıkıştırılmış çamaşırlar istif edilmiştir.
 Musa taşınma sırasında çok meraklı bir mahalleye geldiğini fark etmiştir. Taşınma bitene kadar, civardaki tüm evlerin perdeleri aralanmış ve meraklı insan gözleri, Musa son kutuyu da eve taşıyana ve hatta perdesini kapamayı akıl edinceye kadar onu izlemiştir.


Musa’nın evdeki ilk gecesine insanın ensesindeki tüyleri diken diken eden olaylar eşlik edecektir. Evin içinde ayak sesleri duyulmakta, sesin geldiği odaların ışıkları kendiliğinden yanıp sönmektedir. Sabah kalktığında Musa’nın burnuna yeni demlenmiş mis gibi çayın kokusu çarpmıştır ama bu çayı kimin demleyip gittiği konusu bütünüyle bir muammadır.

Evde Musa’nın göremediği, ama Musa’yı çok iyi görebilen bir şey, biri ya da birileri yaşamaktadır ya da acaba yaşamakta mıdır? Bu durumun tek açıklaması vardır. Ev ya perilidir ya da iyi saatte olsunlara karışmıştır.

Ertesi sabah Musa, komşular ve mahalle esnafıyla tanışmıştır. Evinde evcil horozu Rıza’yla beraber yaşayan Erzurumlu Teyze, ev sahibi Beyabi, Astsubay’ın karısı, evde koca bekleyen kızı, işaret parmağı burnunda sürekli araştırma yapan küçük oğlu Kemal, bakkal Mustafa, kaportacı Kirkor.

Musa mahalleliyle kaynaştıkça, komşularının hepsinin hayatın dengesini, yani denklemin iki tarafında yer alanları yani reaksiyona girenlerle reaksiyondan çıkanlar arasındaki dengeyi yalayıp yutmuş bilge kişiler olduğunu fark edecektir. Bu mahallede denge çok önemlidir.

Bir sohbet sırasında, ev sahibi  Bayabi, Musa’nın ailesinden kaçtığını söylemesi üzerine; “…Bak Musa Efendi… kaçan adam, polisin elinden kurtulmuş gibi rahat bir nefes alır… son anda freni patlamış bir kamyondan canını kurtarmış gibi Allah’a şükreder… sözlüden yırtmış talebe gibi hoplayıp zıplar. Senin yaptığın gibi kaçışının sebebini arayıp durmaz… Ona buna kendini haklı göstermeye çalışmaz…” “…Yani diyorum, kaçmışsa kaçmıştır… o kadar… bunu danışmaz… Kaçmakla iyi mi ettim acaba diye kendine bile sormaz…” şeklinde yaptığı yorum Musa’yı kendi kendisiyle yüzleşmeye zorlamıştır.

Musa kendi hayatının dengesini kurmaya çalışırken yolunun neden Uzunharmanlar’a düştüğü gerçeğini de keşfedecektir. Tabi okuyucuyu da beraberinde sürükleyerek. Uzunharmanlar neresidir, orada kimler yaşar ve kimlerin yolu oraya düşer, giden geri dönmek ister mi, Uzunharmanlar’da kime misafir denir? Tüm bu soruların cevapları “Uzunharmanlar’da Bir Davetsiz Misafir”’de.
http://web.archive.org/web/20100422124512im_/http:/www.neokudum.com/wp-content/plugins/wp-spamfree/img/wpsf-img.php

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder