15 Nisan 2017 Cumartesi

La Belle Helene (Güzel Helen) - İstanbul Devlet Opera ve Balesi


güzel helene la belle helene ile ilgili görsel sonucu

(Nazimo - Operet)

Beste: J. Offenbach
Libretto: Henri Meilhac / ludovic .Halevy
Türkçesi: Işık Noyan
Orkestra Şefi: Serdar Yalçın
Sahneye Koyan: Murat Göksu
Dekor Tasarımı: Zeki Sarayoğlu
Kostüm Tasarımı: Serdar Başbuğ
Koro Şefi: Paolo Villa
Işık Tasarımı: Ahmet Defne

Paris: Caner Akın
Ménélas: Çağrı Köktekin
Agememnon: Kevork Tavityan
Calchas: Ufuk Karakoç
Achille: Serkan Bodur
Ajax 1: Zafer Çiftçi
Ajax 2: Can Reha Gün
Philicome: Engin Yavuz
Euthycles: Emrah Erdem Gedik
Helene: Hande Soner Ürben
Oreste: Deniz Likos
Bacchis: M. banu Ergün
Lesena: Zeynep Halvaşi
Parthénis: Betül Görgülü


Alman asıllı Fransız besteci Jacques Offenbach'ın en ünlü opereti Güzel Helen ilk kez 17 Aralık 1864'de Paris'te sahnelenmiş. Türkiye prömiyeri ise İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarınca 15 Nisan 2017 tarihinden yapıldı. Bendeniz de oradaydım efendim.



la belle helene istanbul devlet opera ve balesi ile ilgili görsel sonucu
Çok eğlenceli, çok renkli, çok komik bir eser seyrettik. Operet  Sparta Kraliçesi Helen'in Sparta Kralı kocası Mélénas'ı terk edip Troya Prensi Paris'le  kaçmasını komik bir şekilde anlatıyor. Helen'in babası kuğu kılığına girmiş tanrı Zeus'tur. Annesi Leda, Kral kızıdır ve evli olduğu halde bir kuğu kılığına giren Zeus'tan hamile kalır. Yalnız çocuklarını doğurmak yetine yumurtlamayı tercih eder. Yumurtadan çıkan Helene, o  kadar güzeldir ki, herkes onun dünyanın en güzel kadına olduğuna inanır ve öyle de bilinir. 

la belle helene istanbul devlet opera ve balesi ile ilgili görsel sonucu


Helene Isparta Kralı Mélénas'la evlidir ama aşık mıdır, pek sanmam. Truva'nın yakışıklı prensi Paris saraya bir çoban kılığında gelir, o sırada sarayda yapılan zeka oyunlarını kazanır ve güzel Helen'in dikkatini çeker. Helen ondan uzak durmaya çalışsa da,  hem annesinden hem de babasından gelen çapkınlık genleri buna pek izin vermez. Helen, Paris ile birlikte bir gemiye binerek Paris'in ülkesine kaçar.  Ana hikaye akıp giderken bizler de Yunan saraylarındaki soyluların yaşamına biraz alaycı biraz da mizahi bir gözle bakma şansını yakalıyoruz. Tanrılar, yarı tanrılar ve soylular ürkütücü olmaktan daha çok ortalamanın altında zekaları, kadına, kıza ve içkiye düşkünlükleriyle operetin komedi unsuru olmuşlar. 

la belle helene istanbul devlet opera ve balesi ile ilgili görsel sonucu


Biraz da operetin sahnelenmesinden bahsetmek istiyorum. Ben Süreyya'da ilk defa bir operet seyrettim. Oyunun en güzel tarafı baştan sona Türkçe olmasıydı. Buna aryalar da dahil. Üstelik aryaların Türkçesi de nefis olmuş. Kelimeler müziğe o kadar güzel oturmuş ki, tercüme olduğuna inanmak gerçekten çok zor. Bugüne kadar operalarda seyrettiğimiz sanatçıların tiyatroda da çok başarılı olduklarını gördüm. Rollerini o kadar rahat, o kadar doğal oynadılar ki, gerçekten şaşırdım. Beklentilerimin çok çok ötesindeydiler. 

la belle helene istanbul devlet opera ve balesi ile ilgili görsel sonucu


Süreyya Operası'nın küçük sahnesi Yunan saraylarını anımsatan beyaz ve sade dekoruyla çok ergonomik kullanılmış. Oyuncuların gösterişli kostümleri de bu dekorda iyice ortaya çıkmıştı. Nefis kostümler, ışık oyunlarıyla birleşince seyrine doyulmaz sahneler çıktı ortaya. Solistlerin hepsi çok başarılıydı ama bazı rollerden ayrıca bahsetmek istiyorum. Helene'yi oynayan Hande Soner Ürben çok başarılıydı. Sadece aryaları söylerken değil, rolünü canlandırırken de çok iyiydi ve çok komikti. Eserdeki komedi unsurunu seyirciye çok iyi geçirmeyi başardı. Helene'nin kocası içkici Mélénas rolünde Çağrı Köktekin yine döktürdü. Agememnon rolünde Kevork Tavityan da çok ama çok komikti. Kendinde doğal olarak var olan irice göbeği de bu role çok yakışmıştı. Kevork Bey oynadığı her rolü büyütmeyi, parlatmayı başarıyor. Kendisinin doğal bir komedi yeteneği var. 

la belle helene istanbul devlet opera ve balesi ile ilgili görsel sonucu


Ve tabi orkestradan bahsetmemek olmaz. Orkestra şefi Serdar Yalçın çok nevi şahsına münhasır bir adam. Arada oyuna müdahale edip bizi güldürmeyi başardı desem, bilmem inanır mısınız? Ve tabi ki müzik her zamanki gibi nefisti. İyi ki varlar. 

Prömiyer akşamlarını çok seviyorum. Hem salonda, hem sahnede çok farklı bir enerji oluyor. Bu enerjinin içinde olmak ruhuma iyi geliyor. Salon koltuklarının çoğu İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından doldurulmuştu. Operet halen oynarken seyretmenizi tavsiye ederim. 19-20, 23-24 ve 26-27 Mayısta temsilleri var. Ben 23 Mayısa da bilet aldım. 

Sizlere not: Sahnelerde neler olduğunu facebook'da entelektüelbaykuşlar isimli sayfamda yaptığım güncel paylaşımlardan takip edebilirsiniz.

Meraklısına Video : Kendi çektiğim selam videosu



Kendime Not: Bizim takım, kızım, kocam ve ben

Kendime Resim: 








Hiç yorum yok:

Yorum Gönder